... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ'NE
(Gönderilmek Üzere)
.... AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO : ……. Esas
KARAR NO : …… Karar
İSTİNAF EDEN
SANIK : ………
MÜDAFİİ : Av. Ferdi DEMİR
Feritpaşa Mh. Ulaşbaba Cd. Mustafa Kaya İş Merkezi No 24/301 Selçuklu/Konya
DAVACI : K.H.
SUÇ : 2313 sayılı Kanuna Aykırılık
KARAR TARİHİ : ……
KONU : … Ağır Ceza Mahkemesi’nin …… Esas ve …… Karar sayılı İlamına binaen İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
….. Ağır Ceza Mahkemesi’nin …… Esas ve …….. Karar sayılı ilamı neticesinde İstinaf Kanun Yoluna başvuru zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Süresi içinde İstinaf kanun yoluna başvurumuzu yapıyoruz. İlgili yerel mahkemenin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen işbu mahkumiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle süresi içinde izah ettiğimiz nedenler ve Yüksek Mahkemece saptanacak sair sebepler doğrultusunda istinaf başvurumuzun kabulüne karar verilerek; hükmün bozulması, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi; hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilmesi durumunda ise, ilk derece mahkemesince tesis edilen hükmün KALDIRILMASI ve yapılacak istinaf incelemesi neticesinde YENİDEN HÜKÜM KURULARAK, müvekkilin BERAATİNE, sayın dairenizin aksi kanaatte olması halinde lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ediyoruz.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında;
“…………” şeklinde usul ve yasaya aykırı mütalaa vermiştir. Tarafımızca işbu mütalaaya katılmak mümkün değildir. Zira iddia makamı; yetiştirilen ……. bitkilerinin, müvekkilin kişisel kullanım sınırları kapsamında kaldığı, Kriminal Polis Laboratuvarının …… sayılı uzmanlık raporuyla belirtildiği üzere, …… 2313 sayılı yasadaki uyuşturucu maddeler kapsamında değerlendirilmeyen …… içerdiği, … gram ağırlığında ……. tohumların uyuşturucu maddeler kapsamında değerlendirilmeyen ve mevcut hali ile esrar elde etmeye elverişli olmayan …… bitkisi tohumları olduğu, hususlarını dikkate almadan mütalaa vermiştir.
Yerel Mahkeme, Gerekçe ve Kararında Özetle;
“……” şeklinde hüküm tesis etmiştir. Yerel mahkemenin, müvekkil sanığın, 2313 sayılı kanuna muhalefet suçundan…. cezalandırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup BOZMAYI gerekmektedir.
İstinaf Sebeplerimiz ve Savunmalarımız;
1-Müvekkilin, dosya kapsamında samimi beyanları ile de ifade ettiği üzere; Müvekkil, yaklaşık ….. gibi uzun bir süre önce uyuşturucu madde kullanmayı bırakmıştır. Ancak dava tarihinden önce yaklaşık ….. gibi bir süreçte tekrar kullanmaya başlamıştır. Bu sebeple de kişisel kullanımı için evinin bahçesine, …. bitkisinin tohumlarını serpiştirmiştir. Bunun neticesinde de işbu dosya kapsamındaki …… bitkisini elde etmiştir. Bu miktarın, kişisel kullanım sınırında kaldığı aşikardır. Zira Yargıtay kararları ile de sabit olunduğu üzere; … kadar, kişisel kullanım kapsamında değerlendirilebileceğidir. Nitekim, Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 24/04/2018 Tarihli, 2017/2143 Esas, 2018/3704 Karar sayılı içtihadında; “Başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamına değerlendirileceği..” şeklindedir.
2-Müvekkil, …. olup maddi durumu oldukça yerindedir. Zira müvekkil, …… alım satımı yaparak yüksek bir gelir elde etmektedir. Dolayısıyla müvekkilin, gelir elde etmek amacıyla ….. yetiştirmesi, hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca dosya kapsamında ele geçirilen haplar reçeteli olup bu husus kriminal raporunda sabittir.
3-Yerel mahkemece; müvekkilin, 2313 sayılı kanuna muhalefet suçundan 2313 sayılı kanunun 23/5-1.cümlesi gereğince, …….. cezalandırılması usul ve yasaya aykırı olup BOZMAYI gerektirmektedir. Şöyle ki; Müvekkilin, kişisel kullanım sebebi ile dosyaya konu …… yetiştirdiği sabittir. Bu nedenle, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde müvekkilin, 2313 sayılı kanunun 23/5-2.cümlesi gereğince yargılanması gerekmektedir. Zira, 2313 sayılı kanunun 23/5-2.cümlesinde açıklandığı üzere; “Münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” denilmektedir.
Nitekim, Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2018/60 Esas ve 2018/3139 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; “OLAY TUTANAĞI, SANIĞIN AŞAMALARDAKİ SAVUNMALARI, DOSYA KAPSAMI VE DİKİLİ HALDE BULUNAN KENEVİR NAZARA ALINDIĞINDA EYLEMİN 6545 SAYILI KANUN İLE DEĞİŞİK 2313 SAYILI KANUN’UN 23. MADDESİNİN 5. FIKRASININ 2. CÜMLESİNDE DÜZENLENEN “MÜNHASIRAN KENDİ KULLANIMI İÇİN İHTİYAÇ DUYDUĞU ESRARI ELDE ETMEK AMACIYLA KENEVİR EKME” SUÇUNU OLUŞTURDUĞU GÖZETİLMEDEN AYNI MADDENİN AYNI FIKRASININ 1. CÜMLESİNDE DÜZENLENEN ESRAR ELDE ETMEK AMACIYLA KENEVİR EKME SUÇUNDAN MAHKÛMİYET HÜKMÜ KURULMASI BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR.” şeklinde hüküm tesis etmiştir.
…….. Hal böyle iken müvekkilin, 2313 sayılı kanunun 23/5-2.cümlesi gereğince yargılanması gerekirken, 2313 sayılı kanunun 23/5-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Son olarak şu husus unutulmamalıdır ki; Yargıtay kararlarında da esas alındığı üzere Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır! Bu nedenle somut olayımızda; Şüpheden Sanık Yararlanır ilkesi mutlaka gözetilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu 28.09.2010 tarihli, 2010/5-109 E. ve 2010/177 K. sayılı kararında; “…Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır.” şeklinde hüküm tesis etmiştir.
Sonuç Olarak; Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, MÜVEKKİLİN YETİŞTİRDİĞİ …… BİTKİSİ SAYISININ KİŞİSEL KULLANIM SINIRINDA OLDUĞU, KRİMİNAL RAPORU NETİCESİNDE …… 2313 SAYILI YASADAKİ UYUŞTURUCU MADDELER KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMEYEN ……. İÇERDİĞİ, ….. GRAM AĞIRLIĞINDA ….. UYUŞTURUCU MADDELER KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMEYEN VE MEVCUT HALİ İLE ESRAR ELDE ETMEYE ELVERİŞLİ OLMAYAN ….. BİTKİSİ TOHUMLARI OLDUĞU, AKSİ KANAATTE OLUNMASI HALİNDE MÜVEKKİLİN 2313 SAYILI KANUNUN 23/5-2.CÜMLESİ GEREĞİNCE YARGILANMASI GEREKTİĞİ HUSUSLARI, TÜM DOSYA KAPSAMINDA SABİTTİR. Bu nedenlerledir ki; yerel mahkemenin, 2313 sayılı kanuna muhalefet suçundan müvekkilin 2313 sayılı kanunun 23/5-1.cümlesi gereğince,…….. ile cezalandırılması şeklindeki mahkumiyet hükmü, usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte ve BOZMAYI gerektirmektedir. Müvekkil hakkında tesis edilen hükmün kaldırılarak müvekkilin BERAATİNE, dairenizin aksi kanaatte olması halinde lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ediyoruz. Bu nedenler doğrultusunda İstinaf Kanun Yoluna başvuru zorunluluğumuz hasıl olmuştur.
SONUÇ ve TALEP : Yukarıda detaylarıyla arz ve izah olunan ve resen dikkate alınacak nedenlerle,
Yukarıda izah ettiğimiz nedenler doğrultusunda , İstinaf başvurumuzun kabulüne karar verilerek, …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin müvekkil sanık ….. hakkında tesis edilen, usul ve yasaya aykırı ……. Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak HÜKMÜN BOZULMASINI, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini; hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilmesi durumunda ise, ilk derece mahkemesinin hükmünün KALDIRILMASINI ve yapılacak istinaf incelemesi neticesinde YENİDEN HÜKÜM KURULARAK, müvekkilin BERAATİNE, sayın dairenizin aksi kanaatte olması halinde müvekkil hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasına, karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. (Tarih)
İstinaf Eden Sanık
.......
Müdafii
Av. Ferdi DEMİR
e-imzalıdır)
